Röportajlar

2009 senesinde yazılı şekilde yaptığımız bazı röportajlarımız.

Speaker 1

Büşra Kosif Yıldırım

Kendinizi kısaca tanıtırmısınız ?
11 yaşımdayken radyocu olmaya karar vermiştim. Neden karar verdiğimi hatırlamıyorum sanırım dinlediğim radyoların bir tanesinden etkilendim. Bu olabilir yani o yaşta insanlar etkilenmeye çok müsait oluyorlar ama bu etkilenmekten öte olmuş, resmen aşık olmuşum ben bu işe. Yani çok küçük yaşta karar verdim. Çünkü ilk mikrofonda merhaba dediğimde daha 16 yaşındaydım. Şuanda 23 Yaşındayım ve 6 senedir bu işi yapıyorum. Bir sene bir yerel radyoda staj yaptım fakat onu pek saymıyorum orada işi öğreniyorsun, ama gerçek anlamda çalışmaya başlayalı 6 seneyi geride bıraktım. Neden TV değil de Radyoyu tercih ettiniz? Ben çok küçükken radyocu olmaya karar verdim. Küçük derken 11 yaşımdan bahsediyorum, bütün hayatımı ona göre düzenledim. Radyo TV lisesine girdim, çılgınlar gibi çalıştım, bu bir Anadolu lisesi ve Oradan çıktıktan sonra zaten daha okul bitmeden hemen radyoya attım kendimi, bütün arkadaşlarım televizyon derken ben radyoyu istiyordum, bu içinizdeki aşk ile alakalı bir şey, ama şimdi televizyonda düşünüyorum çünkü; radyoyu sindirdikten sonra evet artık ben radyodayım ve böyle bir gücüm var dedikten sonra televizyonu da istiyorsun. İstanbul gibi bir şehirde yaşamak ve Radyocu olmak sizin için nasıl bir duygu? İstanbullu olmak hem çok güzel, hem de çok yorucu. Çünkü işe gelirken işten eve dönerken, bir sürü sıkıntı yaşıyorsunuz yani trafik sorunu var, trafik insanı çok yoruyor. Ama yaşadığınız yer çok önemli mesela biz şuan Şişli’deyiz, Şişli çalışmak için çok uygun bir yer ama yaşamak için çok uygun bir yer değil, ben Anadolu yakasında oturuyorum, Kanlıcada.. Kanlıca İstanbul gibi değil aslına bakarsanız, Çok sakin bir yer hem İstanbul’da olmak, hem de öyle bir şey yaşamak çok güzel. İstanbul’daysan da iş konusunda çok rahatsın her yerde kolun olabiliyor, bir kere bir telefon açtığın zaman, bir arkadaşın ile konuşup hemen şuraya git bir görüşme yap dediğinde, Hemen gidebiliyorsun. Ama bunu Ankara’dayken yapamazsın ya da İzmir’deyken yapamazsın. İlla ki bir araç kullanıp İstanbul gelmen gerekiyor. İstanbul’da olmanın böyle bir güzelliği var! Sevilerek dinlenilen bir radyo programcısınız, Bu konuda neler söyleyebilirsiniz? Zaten paylaşmak istediğim her şeyi mikrofondan paylaşıyorum ben, rahatım bu konuda. Magazin haberlerinden sağlık haberlerine, aşk meşkten her şeyden konuşuyorum radyodayken. Ayrıca müzikleri de desteklemelerini istiyorum. Metro FM dinlemeye devam etsinler. Çünkü burası çok eğlenceli ve çok samimi bir radyo, insanlar karşılıklı iletişim kurarak ve samimiyetle birbirine bağlanır. Biz bunu Metro FM’de çok güzel bir şekilde yapıyoruz. Bir kere birbirimize bağlanıyoruz dinleyicilerimizle, yani Biz çok yukarılardayız, siz aşağılardasınız demiyoruz bazı radyolar gibi.. Metro FM’de çalışmak ve bu aileden olmak nasıl bir duygu? indir.jpgMetro FM benim ailem. Ben orta okuldayken, gece ders çalışırken Metro FM dinlerdim. Sonra bir anda kendini metro FM’de buluyorsun. Düşünsenize yani benim nasıl bir ruh hali içinde olduğumu. Mutluluk verici bir şey hatta bir röportajda daha söylemiştim bunu, kendini prensesler ülkesinde hissediyorsun, Burası senin hayallerinde olan yer ve sen buradasın!Boğa burcusunuz sanırım! (Gülüyoruz) Boğa Burcu gibi sert ve inatçı mısınız?Olmaz mı? Tam bir boğa burcuyum çok inatçıyım, hele boğa burçlarının şöyle bir özelliği var, eğer ben bunu istiyorum diyorsam almak zorundayım, Benim olmalı! Radyoculukta da aynısı oldu, ben radyocu olmak istiyorum dedim ve oldum. o benim oldu. Güzel bir aşk yaşıyoruz mikrofonla! Radyocu olmak isteyenlere tavsiyeleriniz, Önerileriniz varmı? Bir kere radyocu olacaksınız bu işi, en fazla seven kişinin siz olması gerekiyor. mesela bu işi çok seviyorum ama sen şunu düşünmelisin, ben ondan daha çok seviyorum eğer böyle düşünüyorsanız bir yerden sonra radyocu oluyorsunuz kendinizi geliştiriceksiniz kültür seviyenizi yükselteceksiniz her söylediğiniz sözün altını beslemeniz gerekiyor. Bu nedenlede bol bol kitap okumanız gerekiyor! İnternet sitelerini takip edin, son gelişmelerden haberdar olun, politika olsun, ülkede yaşanan olaylar olsun, magazin olsun özelliklede müzik tabiki.. Müzik konusunda engin bir bilginiz olması gerekiyor. Eğer radyocu olmak istiyorsanız. Peki biraz bize okul yıllarınızdan bahsedermisiniz? Benim öğrenciliğim, o kadar ilginç bir öğrencilik değildi. Ben bir kere çok çalışkan bir çocuktum, orta okulda lisede inanılmaz ders çalışırdım sınavlardan yüksek not almazsam kendimi kötü hissederdim.. Ama üniversiteye geldikten sonra işin rengi değişti. Çünkü üniversiteye devam ederken aynı zamanda ben çalışıyordum sabah üniversiteye gidiyordum akşam radyoya gidiyordum. şöyle anlatayım tempo şu; Sabah 6′da kalkıyorum üniversiteye gidiyorum saat 4′de ders bitiyor, Oradan radyoya geçiyorum 8′de programım başlıyor saat 12′de programım bitiyor ve 1′de tekrar eve gidiyorum. Sabah tekrar okula gidiyorum böyle bir döngü içerisindeydim.. Ve belli başlı arkadaşlarım vardı, Onlarla konuşuyordum sohbet ediyordum ve ders aralarında sohbetimi yapıyordum. Her gencin yaptığı gibi ondan sonra mecburen derslere bakıyordum yada, radyoya gidiyordum bir çok kezde derse gitmedim mesela bir dersi hiç gitmeden geçtim. Hangi dersti peki? (Gülüyoruz)Elektronik haberleşme diye bir dersimiz vardı, benim bütün arkadaşlarım o derse giriyorlardı.. Fakat ben hoşlanmıyordum elektronik haberleşmeden, üstüne üstelik zamanlarımız da uymuyordu benim radyoya geçmem gerekiyordu, o derste tam saat 6′daydı nasıl kalayım o derste? 8′de yayınım başlayacak! derse girmedim ve hocaya dedim ki dersinize hiç girmedim ne yapacağız? Bana 90 sayfalık teknik ingilizce çeviri ödevi verdi. ve ben bu çeviri yapmaya başladım yavaş yavaş sonra arkadaşlarımdan yardım almaya başladım ve biz o çeviriyi bitirdik bir hafta sonra. Sonra ben geçtim. Benim üniversite hayatım okul ile iş hayatı arasında geldi geçti çok keyifliydi çok güzel arkadaşlıklar edindim . Ve meslekte geliştim en azından.. Kaçtım! Tab iki derslerden de kaçtım. Hani biz ona lise’deyken kaçmak diyorduk! Ektik çoğu zaman dersleri şenlikler olduğu zaman. Ben İstanbul Üniversitesi’nden mezunum Avcılar Kampüsündeydim. Menza diye bir alan vardı orada yeşillik, yaz geldiği zaman orası güzel olur. (Gülüyoruz) Şarkı isimlerini telaffuz ederken İngilizcenizin iyi olduğu anlaşılıyor bu doğrumu? Aslında bu işi yapıyorsanız özellikle yabancı müzikteyseniz bu dili bilmek zorundasınız, bence herkes bilmeli.. Bilmeyen insanın burada işi yok. Karşımdakilere yalan söylemek istemem, yalan yanlış bilgiler vermek istemem en azından durum böyle. Hiç Mustafa Kemal Gibi TV Programı veya Tiyatroda Oyunculuk Yapmayı Düşündünüz mü? Yok hayır düşünmedim.. Oyunculuk hiçbir zaman düşünmüyorum, benim işim sunuculuk ben iyi bir sunucu olduğumu düşünüyorum. Hani sunuculuğu yaparım, ondan sonra çok istersem o işte de doyuma ulaşırsam Oyunculuğu isteyebilirim.. Ama şuan benim istediğim şey televizyonda sunuculuk, oyunculuk değil! Mustafa Kemal ile biz bu arada çok çok eskiden tanışıyoruz, o benim lise yıllarımı bilir.. Yani ben onun yanına gittiğim zaman, Lise Eteğim daha üzerimdeydi! Sonrada aynı yerde çalışmaya başladık, benim için değerli bir insandır, hem radyo camiası hemde TV camiası için önemli bir insandır. Birde yanaklarını sıkasım geliyor, o kadar tatlı ki anlatamam! (Gülüyoruz) Yurtiçi ve Yurtdışı Birçok Hayranınız var, Böyle bir kitleye ulaşmak nasıl bir duygu? Ben çok utanıyorum, bazen biri gelip sen şöylesin sen çok iyisin, sen böylesin dediği zaman! Elimi kolumu nereye koyacağımı şaşırıyorum.. Gelip yüzüme söyledikleri zaman, ama onların varlığını bilmek o kadar güzel ki… inanılmaz! Mesela telefonda arıyorlar teşekkür ediyorlar ben onların karşısında teşekkür ederken nasıl eziliyorum anlatamam! Ama varlıkları yetiyor, hep yanımda olsunlar, onlar var oldukça zaten hem Metro FM olucak hem ben olucak hem Banu Candemir olacak, hem Mustafa Kemal Pehlivan olacak, hem Arzu Kaya olucak, Özgür Taçkın olacak hemde Tolga Pozam olacak, Hepimiz Olacağız.. Sadece Metro FM için değil diğer radyolar içinde geçerli, Ama sadece sıcak olan radyolar için geçerli, ben iddia ediyorum ki yabancı radyolar arasında dinleyicisi ile iletişim kurabilen, tek radyo Metro FM, Biz çok sıcağız!Buna Bizde yürekten inanıyoruz!Ama sende burdasın, Benim yanıma geldin, iyi ki geldin, iyi ki seninle konuştuk, Umarım bunların hepsi sana da yardımcı olur sende istediğin noktada olursun ki Radyoculuk istiyorsun, Bence yapabilirsin, Beni gördükten sonra yapamaman mümkün değil (Gülüyoruz) Nasıl istemiş ve almış diyeceksin ve Bu kadar, isteyeceksin ve Alacaksın! Son söylemek istediğiniz varmı dinleyicilerinize? Metro FM Dinlesinler.. (Gülüyoruz)Son bir sorumuz daha var aslında, Buda Metro FM dinleyenler adına gelsin..Metro FM’de yeni olacak bazı yenilikler var, bunlar hakkında neler söyleyebilirsiniz?Metro FM Müziklerine daha rahat ulaşabiliceksiniz, hemde canlı bir şekilde elinizde olacak neden bahsettiğimi anlamışsınızdır, Baya baya tüyo verdim size, ayrıca Metro FM eski günlerine geri döndü, yani duraklama dönemini bitirdi, biz artık ilerliyoruz, türkiyenin en iyisi olmak için elimizden gelen herşeyi yapacağız, bir kere önümüzde çok büyük bir organizasyon var Metro FM’in içinde olduğu. bu organizasyonda zaten metrofm bir kere daha ağır olduğunu gösterecek organizasyonda çok güzel şeyler var, daha fazlasından bahsetmeyim istersen! (Gülüyoruz) ve Metro FM’den sonra bakalım soluğu hangi radyo programcısının yanında alacağız. Radyo Dünyasından Röportajlarımız tüm hızıyla devam ediyor bizi takip edin… Roportaj: Cengizhan Canarslan Düzenleme ve derleme: Büşra KOSIF YILDIRIM